Blog

Evren boşluk sevmez

  Evren her zaman boşlukları doldurur; bu, hayatımızın her alanında geçerli olan bir ilke. Eski ve işlevsiz alışkanlıklarımızı terk ettiğimizde, onların yerine yenilerini koymazsak, bu boşluklar genellikle farkında olmadan zararlı alışkanlıklar veya koşullarla dolar. Bu yüzden, eski alışkanlıkları bırakırken, onların yerine bilinçli olarak sağlıklı, yararlı alışkanlıklar yerleştirmek önemlidir. Örneğin, işten eve gelince hemen televizyon karşısına geçip saatlerce izlemek gibi bir alışkanlığınız varsa...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Zamanını Bekle

Her şeyin doğal bir süreç içinde gelişip olgunlaşması, sabır ve süreklilik gerektirir. Büyük bir hedefe ulaşmak, uzun vadeli bir değişim yaratmak ya da hayatımızda kalıcı bir alışkanlık oluşturmak istiyorsak, bu sürecin zamana ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Her adımı, kendi içindeki küçük başarılarla değerlendirerek sabırla ilerlemek, bizi hedeften çok daha fazlasıyla ödüllendirir.  Örneğin, bir ağacın meyve verebilmesi için köklerinin derinlere inmesi ve dallarının sağlamlaşması...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Bilinçaltını bu kelimelerle yönet!

  Zihnimiz olumlu ve olumsuz ifadeleri ayırt edebilir; ancak bilinçaltımız bu farkı yapmaz, doğrudan duyduğunu kaydeder. Bu nedenle, kendimizi motive etmek ya da bir durumu değiştirmek için kullandığımız ifadeler, düşündüğümüzden daha büyük bir etkiye sahiptir. Örneğin, “hata yapmak istemiyorum” dediğimizde, bilinçaltımız bu cümlenin anahtar kelimesine, yani “hata”ya odaklanır. Bilinçaltı, olumsuz ya da olumluyu ayırt etmediğinden, hata yapmaktan kaçınmaya çalışırken, farkında olmadan hata...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Bağlılıklarını Farket ve Kurtul

  İnsan, doğası gereği sevmek, değer vermek ve bir yere ait hissetmek ister. Bu nedenle, sadece insanlara değil, nesnelere ve durumlara da bağlanma eğilimi gösterir. Sahip olduğumuz şeyler, statü, tanınma ya da onaylanma arzusu, kendimizi güvende ve değerli hissetmemize yardımcı olur gibi görünür. Ancak, bu bağlılıklar zamanla özgürlüğümüzü sınırlandıran görünmez zincirlere dönüşebilir. Çünkü sahip olduklarımızla değerimizi tanımlamaya başladığımızda, bu eşyalar veya statüler...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Alma-Verme Dengesinin Önemi

  Evrende her şey bir döngü ve denge içinde ilerler; tıpkı aldığımız her nefeste oksijen alıp karbondioksit vermemiz gibi, her aldığımız şeyin karşılığında bir şeyler vermek gerekir. Bu dengenin temelinde yatan alma-verme yasası, ilişkilerden iş hayatına, maddi paylaşımımızdan doğayla ilişkimize kadar hayatın birçok alanında kendini gösterir. Peki, bu dengeyi nasıl sağlarız ve dengenin bozulmasına neden olan davranışlardan nasıl uzak dururuz?  Alma-verme yasası,...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Hayatını Bu Bakış Açısıyla Güzelleştir!

Hayatımızdaki her anı ve yaşadığımız her olayı nasıl yorumladığımız, büyük ölçüde bakış açımıza bağlıdır. Bu durum, sadece seçimlerimizde değil, olaylara yaklaşımımızda da özgür olduğumuzu gösterir. “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır” sözü, günlük yaşamda karşılaştığımız olaylar karşısında olumlu ya da olumsuz bir tavır sergilemeyi seçmenin tamamen bizim elimizde olduğunu ifade eder.  Örneğin, sabah uyandığınızda yağmurlu bir günle karşılaştığınızı düşünün....

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen

Korktuğumuz neden başımıza gelir?

Direnç , istemediğimiz ya da korktuğumuz şeylere karşı duyduğumuz yoğun duygusal tepkilerin, bu durumları hayatımıza daha fazla çektiğini ifade eder. Bu, günlük hayatta “İstemediğin ot burnunun dibinde biter” ya da “Korktuğun başına gelir” gibi atasözleriyle de açıklanır. Çünkü bir şeye karşı sürekli direnç göstermek, ona karşı bir mücadeleye girişmek yerine, onu hayatımıza davet etmek anlamına gelir. Bu durumu biyolojik ve zihinsel düzeyde...

An durch Zeynep Ölçer 0 Kommentare

Weiterlesen